25 Temmuz 2015 Cumartesi

Atatürk'ü Koruma Kanunu


Kamuoyunda genellikle “Atatürk’ü Koruma Kanunu” olarak anılan 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’u Demokrat Parti’nin gündemine getiren öncelikli neden, “Ticaniler” olarak adlandırılan bir grubun 1951 yılının başlarında Atatürk’ün büst ve heykellerine saldırarak tahrip etmesi eylemleridir.

Ticanilik ya da Ticaniyye, Kuzey Afrika kökenli bir tarikattır. 1735 yılında Fas’ın Tican kasabasında doğan Ebu’l Abbas Ahmet et-Ticani tarafından 1800’lerin başlarında kurulmuş olan tarikat, daha sonra Fas, Trablusgarp, Hicaz ve Senegal’e yayılmıştır.

Ticani Tarikatı’nın Türkiye’ye girişi 1930’lu yıllarda başlamıştır. Medineli Abdülkadir isimli bir dini liderden hilafet aldığını iddia eden Kemal Pilavoğlu, tarikatı Ankara ve Çankırı çevresinde örgütlemeye başlamıştır. Tarikat, bütün heykelleri put olarak kabul etmekte ve dinen bunların yıkılması gerektiğini savunmaktadır.

Ticaniler, en çok ses getiren eylemlerini 1951 yılının Şubat ayında gerçekleştirmişlerdir. 27 Şubat 1951 günü Kırşehir’deki bir Atatürk büstü Ticaniler tarafından parçalanmıştır. Bu eylemi yenileri izlemiş ve kısa süre içerisinde ülkenin çeşitli bölgelerinde 20 kadar Atatürk büst ve heykeli tahrip edilmiştir. Cumhurbaşkanı Bayar, Kırşehir’deki büste yapılan saldırıya tepki olarak Çankaya’da Atatürk Köşkü’nde bulunan büstü Kırşehir’e göndermiş ve büst törenle açılmıştır. Ticaniler, Atatürk heykel ve büstlerine zarar vermenin yanında, Ankara’da yeni moda kolsuz elbiselerle gezen kadınlara usturayla saldırmak gibi suçlara da karışmışlardır.

Atatürk heykellerine yapılan bu sistemli saldırılar Demokrat Parti yöneticilerini tedirgin etmiştir. DP kurmayları, saldırıların Atatürk heykelleri üzerinden rejime karşı olduğu sonucuna varmış, ayrıca bu eylemlerin kendilerine “mürteci” damgası vurma amacıyla girişilmiş bir komplo olmasından derin kaygı duymuşlardır.

Bu yasal düzenleme ile ilgili ilk somut adım 4 Mayıs 1951 tarihinde atılmış ve Demokrat Parti, Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun tasarısını Meclis’e sunmuştur. Tasarı, henüz Meclis’e gelmeden, Adalet Komisyonu’nda muhalefetle karşılaşmış, tartışmalara neden olmuştur. Demokrat Partili komisyon üyelerinin önemli bir kısmı tasarıya karşı çıkarken CHP’li üyeler de tasarının sadece yaptırım içeriyor olmasını eleştirmişler, daha kapsamlı bir yasa tasarısı talep etmişlerdir. Tasarı, 25 Temmuz 1951'de komisyondan ancak 7 red oyuna karşı 9 kabul oyuyla geçebilmiştir. Tasarının gerekçeleri;

26 Temmuz 1951 Akşam gazetesi
                            26 Temmuz 1951 tarihli Akşam gazetesi

“Milli Mücadelenin kahramanı ve memleketin kurtarıcısı Atatürk‟ün Cumhuriyetin ve inkılaplar rejiminin sembolü olması hasebiyle hatırasına, eserlerine ve onu ifade eden varlıklara vakı olacak tecavüzlerin, bilvasıta Cumhuriyete ve inkılaplar rejimine tevcih edilmiş bir mahiyet ifade edeceği”,

“Bunlara karşı işlenen ve amme efkarında derin akisler yaratmakta olan suçların failleri hakkında mavzuatımızın hususi hüküm ve müeyyideleri ihtiva etmemesi ve cumhuriyet savcılarının re‟sen takibata girişmelerine müsait bulunmaması” dır.

Resmi Gazete’de 31 Temmuz 1951 tarihinde yayımlanan 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun şöyledir:

BİRİNCİ MADDE: Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret eden veya söven kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atatürk’ü temsil eden heykel, büst ve abideleri ve ya Atatürk’ün kabrini tahrip eden, kıran, bozan veya kirleten kimseye bir yıldan beş yıla kadar ağır hapis cezası verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı suçları işlemeye başkalarını teşvik eden kimse asıl fail gibi cezalandırılır.

İKİNCİ MADDE: Birinci maddede yazılı suçlar, iki ve ya daha fazla kimseler tarafından toplu olarak veya umumi veya umuma açık mahallerde veya basın vasıtasiyle işlenirse hükmolunacak ceza yarı nispetinde artırılır.
Birinci maddenin ikinci fıkrasında yazılı suçlar zor kullanılarak işlenir veya bu suretle işlenmesine teşebbüs olunursa verilecek ceza bir misli artırılır.

ÜÇÜNCÜ MADDE: Bu kanunda yazılı suçlardan dolayı Cumhuriyet Savcılıklarınca re’sen takibat yapılır.

DÖRDÜNCÜ MADDE: Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

BEŞİNCİ MADDE: Bu kanunu Adalet Bakanı yürütür.

5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun, halen yürürlüktedir. Ancak malum çevrelerde sıkça olarak gördüğümüz Atatürk'e hakaret eylemlerine ceza verilmemektedir. Sonuçta bu kanun uygulansa bile devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'e karşı -dünyanın özellikle de Avrupa'nın hiçbir ülkesinde görülmeyecek şekilde- girişilen eylemlerin büyüklüğü ve yaygınlığı, içinde bulunduğumuz durumun ne kadar utanç verici olduğunu açıkça göstermektedir. 

Ne yazık ki, emperyalizm içimizdeki hainler aracılığıyla Türk milletinin azımsanmayacak bir parçasını devletinin kurucusuna/tarihinin en önemli şahsiyetlerinden birine karşı düşman etmeyi başarmıştır. Bu Atatürk'ün yolundan giden bizler için bir yenilgidir. Dolayısıyla büyük önderimize karşı olan cephenin eylemlerini kanun yoluyla engellemeye/cezalandırmaya çalışmak işe yaramamaktadır. Önemli olan bu durumu ortaya çıkaran nedenleri bulup yok etmek ve emperyalizme karşı Atatürk gibi mücadele ederek galip gelmektir.

Kaynaklar
Atatürk'ü Koruma Kanunu'nun Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Tartışılması, Barış Ertem
(www.turkishstudies.net/DergiPdfDetay.aspx?ID=4811)
Resmi Gazete (http://www.resmigazete.gov.tr/default.aspx#)
Akşam gazetesi (http://gazeteler.ankara.edu.tr/dergiler/2399/171286/31546.pdf)

                              

Related Posts with Thumbnails Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...