16 Ağustos 2015 Pazar

Türk Tarihine Dayanan Laiklik

Laiklik adam olmaktır, Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün laiklik uygulaması Fransız laikliğinden çok Selçuklu laikliğinden esinlenmedir.

Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, 1055 tarihinde güçlü bir orduyla Şii Büveyhoğullarının elindeki Bağdat önlerine gelmiştir. Büveyhoğullarının zulmünden bıkmış olan Halife Kaim Biemrullah, Tuğrul Bey adına hutbe okutarak onun hükümdarlığına sığınmıştır. Böylece 15 Aralık 1055 tarihinde Halife'nin emri üzerine Bağdat'ta adına hutbe okunan Tuğrul Bey, Bağdat'ın yeni hakimi olmuştur. Tuğrul Bey, Halife'nin siyasi yetkilerini elinden alarak onu sadece din işlerinden sorumlu hale getirmiştir. Böylece İslam dünyasında ilk kez din işleriyle dünya işleri birbirinden ayrılmıştır. Neresinden bakılırsa bakılsın bunun adı laikliktir. O zaman Selçukluların buna laiklik dememiş olmaları bu gerçeği değiştirmez. Dahası, Tuğrul Bey'in bu uygulaması Batı'daki laiklik uygulamalarından da öncedir. 

Atatürk, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in Abbasi Halifesi'ni kontrol altına alarak Halife'nin siyasi yetkilerini kendi üzerine aldığını, dini başkanlığı kabul etmeyerek laik bir devlet reisi kalmayı tercih ettiğini belirtmiştir. Atatürk, Tuğrul Bey'in laiklik uygulamasını takdir ederken onun, hazır eline fırsat geçmişken "halifeliği" kaldırmamasını hata olarak yorumlamış ve bu hatanın sonraki dönemlerde Türk-İslam tarihini olumsuz yönde etkilediğini ifade etmiştir.

Atatürk, laik Türkiye'yi kurarken bir taraftan Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in laiklik uygulamasından esinlenmiş, diğer taraftan Tuğrul Bey'in yarım bıraktığı işi tamamlayarak halifeliği kaldırmıştır.




Kaynak
Akl-ı Kemal (1.Cilt), Sinan MEYDAN

Related Posts with Thumbnails Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...