30 Aralık 2015 Çarşamba

Atatürk'ün Cephane Sandıkları

Kurtuluş Savaşı cephanesi

Kurtuluş Savaşı, kağnıların taşıdığı cephane sandıklarıyla kazanılmıştır. O günlerde sandıklar ağzına kadar silah ve cephane doludur. Mehmetçik Sakarya'da, Büyük Taarruz'da bu cephaneyle düşmanı bozguna uğratıp vatanı kurtarmıştır. 

Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı kazandığı bu cephane sandıklarıyla uygarlık savaşını kazanmak istemiştir. Bu nedenledir ki Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında cephane taşıttığı o sandıklarla, uygarlık savaşı yıllarında kitap taşıtmıştır. 

Atatürk'ün kütüphanecisi Nuri Ulusu'ya kulak verelim:

"Her İstanbul seyahatinde hatta bazı diğer seyahatlere de giderken yanımıza mutlaka kitaplarını aldırırdı ama İstanbul'a gidiş başkaydı. İstanbul'a her gidişte çok fazla kitap alırdık. Şimdi bu arada çok önemli bir özelliğini de anlatmak istiyorum:

İlk İstanbul seyahatine giderken istediği kitaplar o kadar fazlaydı ki, karton kutular buldurup kütüphaneye getirtmiştim.Tam içine kitapları doldurtmak üzereyken Atatürk kütüphaneye geldi ve ne yaptığımı sordu. 'İstediğiniz kitapları karton kutulara aldırdım, onların içine koydurup özel trene naklettireceğim.' deyince 'Dur, bekle biraz.' dedi. Kitap adedine şöyle bir baktıktan sonra kütüphaneden çıktı, odasına gitti. Biraz sonra bir baktım ki iki tane cephane sandığını muhafız alayı erleri getirip kütüphaneye koyuverdiler ve gittiler. Ne olduğunu anlamadım, bakıp dururken Atatürk içeri geldi, benim şaşkın şaşkın baktığımı görünce 'Ne o Nuri oğlum, şaşırdın değil mi? Şaşırma şaşırma, savaşta bunlarla cephane taşıdık, sen o zamanlar çocuktun bilemezsin, bu sandıklar benim için çok önemlidir. Şimdi o savaş bitti, yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve okumakla, kitapla olur. İşte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini kitaplar alsın.' dedi.
Atatürk'ün kitap sevgisi

Ne şaşırmıştım. Bu ne biçim bir kitap sevgisi, ne ulvi bir düşünceydi. O zaten hiçbirimizin, hiç kimsenin aklına, hayaline dahi gelemeyecek fikirleri üreten bir dahiydi.

Neyse, gelen cephane sandıklarını güzel bir temizledim, içlerine kağıt koyup üzerlerine de kitapları özenle yerleştirdim. Tam işim bitmek üzereyken Atatürk yanında, yanlış hatırlamıyorsam, Agop Dilaçar Bey'le kütüphaneye girdiler. Ona da izah edince o da hayran hayran dinledi ve sonunda beraberce son sandığın da kitaplarını seçerek koyduk. İki sandığı da güzelce bir kapattıktan sonra derhal muhafız alayından erler çağırttık ve sandıkları doğru Ankara Garı'na trenimize koymak üzere yolladık gitti."

Bizim Kurtuluş Savaşı'mızla uygarlık savaşımız arasında şaşırtıcı bir devamlılık ve büyüleyici bir ilişki vardır. Yoksul, parasız bir halkla Kurtuluş Savaşı'nı kazanıp bağımsız bir ülke kuran Atatürk; aynı zamanda eğitimsiz, kültürsüz bu halkla uygarlık savaşını da kazanıp o ülkeyi her yönüyle çağdaşlaştırmıştır. İşte cephane sandıkları bu nedenle çok önemlidir. Atatürk, o gün o kitapları pekala karton kutularla da taşıtabilirdi. Ama o kitapları özellikle bağımsızlık savaşında silah taşınan o sandıklarla taşıtmak istemiştir. Böylece uygarlık savaşının cephanesinin "kitap" olduğunu en basit bir şekilde anlatmak istemiştir.

Kaynak
Akl-ı Kemal (3. Cilt), Sinan MEYDAN

Related Posts with Thumbnails Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...