17 Haziran 2016 Cuma

Atatürksüz Anayasa Düşünülemez

Yeni Anayasa'da Atatürk olmayacak

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Aralık ayında Meclise gelmesi planlanan yeni Anayasa’da Mustafa Kemal Atatürk’ün sadece ‘kurucu’ sıfatıyla yer alacağını belirterek Atatürk ideolojisine atıfta bulunan maddelerin çıkarılacağını söylemiş. 

Türkiye Cumhuriyeti'nde tabelalardan T.C. ifadesinin silinmesi, "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözünün kaldırılması, Anayasa'dan Türk kavramının çıkarılması, Türk demenin ırkçılık sayılması, Türk milleti yerine "Türkiye milleti(?)" gibi hem saçma hem de dünyada eşi benzeri olmayan bir anlatım,  laiklik karşıtı Meclis başkanının(!) Meclis logosundan Atatürk'ün "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!" sözünü kaldırması vb. olumsuz gelişmelerin üzerine bir de "Atatürk yeni Anayasa'da olmayacak!" denildi ve Türk halkı, ne yazık ki bu duruma yavaş yavaş alıştırılarak kendisine karşı olanlara tepkisiz hale getirildi. Böylece Türk'e, Atatürk'e ve Cumhuriyete düşman olan zihniyet, niyetlerini açıkça itiraf ederek Güney Afrika ve İzlanda'nın örnek alındığı yeni ucube bir düzenin kurulacağını duyurdu.

Mehmet Uçum'un Atatürk düşmanlığı, adını değiştirmesine bile yol açmış. Avukat Mehmet Uçum'un asıl adı, Mehmet Ata Uçum'muş. Ancak Mehmet Uçum, mahkemeye başvurarak ailesinin Atatürk'e atfen koyduğu "Ata" adını sildirmiş.

Atatürk düşmanları, Atatürk'ün adını kaldırınca onu yok edebileceklerini zannediyor. Oysa Atatürk sadece Atatürk, sadece bir ad, sadece bir kişi değildir. O, bütün Türkler için bir simgedir. Çünkü Atatürk;  tam bağımsızlıktır, vatan sevgisidir, akıldır, bilimdir, çağdaşlaşmadır, uygarlıktır, barıştır, her zaman özlem duyulan önderdir. Atatürk'ü şu sözlerle en iyi kendisi anlatmıştır:  "İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik geçici Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni yaşam ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim girişimlerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

Atatürksüz ve Türksüz Anayasa, ulus üstü şirketlerin yani emperyalizmin dayatmasıdır. Dolayısıyla Türksüz ve Atatürksüz Anayasa, Türk milletinin değil emperyalizmin anayasasıdır. Zaten tarihçi yazar Sinan Meydan'ın dediği gibi, "Laik ve üniter Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkıp bir dinsel federasyon kurabilmek için Atatürk'ü yok etmek zorundalar! (Ayrıca) Türksüz, Atatürksüz, anti-laik bir anayasa, en çok da Türkiye Cumhuriyeti'ni tehdit eden ırkçı/bölücü, dinci terör örgütlerini memnun edecektir."

Koşullar ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmaya, Türk'ü ve Atatürk'ü yok etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Çünkü yüz yıl önce Atatürk'ün önderliğinde ortaya konulan "Milli Mücadele" ve "namus cephesi" vatansever Türkler tarafından cennet vatanımız Türkiye ile birlikte sonsuza kadar yaşatılacaktır! 

Büyük önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:

"Bir zamanlar gelir, beni unutmak veya unutturmak isteyen gayretler belirebilir. Fikirlerini inkâr edenler ve beni yerenler çıkabilir. Hatta bunlar, benim yakın bildiğim ve inandıkların arasından bile olabilir. Fakat ektiğimiz tohumlar o kadar özlü ve kuvvetlidirler ki bu fikirler Hint’ten, Mısır’dan döner dolaşır gene gelir, verimli sonuçları kalpleri doldurur."

1982 Anayasası'nda Atatürk'e Atıf Yapılan Maddeler

MADDE 2. – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 42 – Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.

Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir.

Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.

MADDE 58. – Devlet, istiklâl ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müspet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.

MADDE 81. – Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde ant içerler:

“Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

MADDE 103. – Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

MADDE 134. – Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzel kişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.

Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı olup kendilerine tahsis edilir.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla düzenlenir.

Kaynaklar
http://www.ilk-kursun.com/haber/264019/cumhurbaskani-basdanismani-yeni-anayasada-ataturke-atif-yapilan-maddeler-olmayacak/
http://odatv.com/ataturku-anayasadan-atacagiz-diyen-erdoganin-basdanismaninin-sirri-aciga-cikti-1606161200.html
http://www.atam.gov.tr/duyurular/ataturke-gore-ataturk

Related Posts with Thumbnails Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...